Almanya’da şirket kurarken yapılan 7 kritik hata ve gerçek sonuçları

❝Almanya’da şirket kurmak, dışarıdan bakıldığında düzenli, sistemli ve güvenli bir süreç gibi görünür. Bu algı kısmen doğrudur; ancak eksiktir. Çünkü Almanya’daki sistem, hata affetmez.❞
almanya'da iş kurmak

Almanya’da şirket kurmak, dışarıdan bakıldığında düzenli, sistemli ve güvenli bir süreç gibi görünür. Bu algı kısmen doğrudur; ancak eksiktir. Çünkü Almanya’daki sistem, hata affetmez. Yanlış varsayımlar, eksik hazırlık veya Türkiye’de alışık olunan reflekslerle atılan adımlar, şirketin daha ilk yılında ciddi mali ve hukuki sonuçlar doğurabilir.

Bu yazıda, Almanya’da şirket kurma sürecinde en sık karşılaştığımız yedi kritik hatayı ve bu hataların gerçek hayatta neye mal olduğunu açık biçimde ele alıyoruz. Amaç korkutmak değil; yanlış yapanların neden zorlandığını göstermek ve doğru hazırlık yapanların neden avantajlı başladığını anlatmak.

1) Almanya’da şirket kurmanın tek başına yeterli olduğunu düşünmek

En yaygın hata, şirket kuruluşunu bir “hedef” olarak görmek. Oysa Almanya’da şirket kurmak sadece bir başlangıçtır. Asıl önemli olan, şirketin Almanya’da gerçek bir ekonomik faaliyet yürütecek şekilde kurgulanmasıdır.

Bu hatayı yapan kişiler genellikle şirket kurulduktan sonra “şimdi ne olacak” noktasında kalır. Müşteri yoktur, fatura kesilmez, banka hareketleri yok denecek kadar azdır. Bu durum vergi dairesi, banka ve ilerleyen aşamalarda diğer resmi kurumlar açısından ciddi bir risk sinyali olarak görülür.

Gerçek sonuç çoğu zaman şudur: Şirket vardır ama sistemin gözünde “işleyen bir işletme” değildir. Bu da ileride yapılacak her işlemde ek sorgulama, ek belge ve gecikme anlamına gelir.

2) Vergi sistemini sonradan öğrenebileceğini sanmak

Almanya’da vergi, şirket kurulduktan sonra “bakılır” denilecek bir konu değildir. Vergi sistemi işin başında doğru kurgulanmazsa, sonradan düzeltmek hem pahalı hem de zahmetlidir.

En sık yapılan hata, KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi ve ön ödemeler arasındaki ilişkiyi gözardı etmektir. Birçok girişimci ilk yıl “nasıl olsa kazanç yok” varsayımıyla hareket eder. Ancak Almanya’da sistem varsayımla değil, beyanla çalışır.

Gerçek sonuç genellikle beklenmedik vergi ön ödemeleri, geriye dönük hesaplamalar ve muhasebeciyle yaşanan ciddi anlaşmazlıklardır. Bazı durumlarda bu tablo, şirketin daha ikinci yılında kapanmasına kadar gider.

3) Muhasebeciyi sadece ücretine göre seçmek

Almanya’da muhasebeci, sadece defter tutan biri değildir. Şirketin devletle olan ana temas noktalarından biridir. Buna rağmen birçok kişi muhasebeciyi yalnızca aylık ücretine bakarak seçer.

Bu yaklaşım kısa vadede ucuz gibi görünür. Ancak Almanya’da muhasebecinin deneyimsizliği veya iletişim zayıflığı, gecikmiş bildirimler, yanlış beyanlar ve gereksiz riskler anlamına gelir.

Gerçek sonuç, “ben böyle bilmiyordum” cümlesinin Almanya’da hiçbir karşılığı olmadığı gerçeğiyle yüzleşmektir. Hatalı beyanın sorumluluğu her zaman şirket sahibindedir.

4) Banka hesabı açmanın formalite olduğunu sanmak

Bir diğer yaygın hata, şirket kurulduktan sonra banka hesabının “nasıl olsa açılacağı” düşüncesidir. Almanya’da bankalar, özellikle yabancı ortaklı şirketlerde son derece temkinlidir.

Faaliyet tanımı net olmayan, iş modeli belirsiz veya geçmişi zayıf sunulan başvurular çoğu zaman reddedilir. Bazı girişimciler birden fazla bankadan ret aldıktan sonra süreci tıkanmış halde bırakır.

Gerçek sonuç şudur: Banka hesabı olmayan bir şirket pratikte iş yapamaz. Fatura kesemez, ödeme alamaz, güven oluşturamaz. Bu noktada sorun şirket kuruluşunda değil, baştaki hazırlıktadır.

5) Almanya’daki resmî yazışma kültürünü hafife almak

Almanya’da kurumlar sessizdir ama sürekli yazar. Vergi dairesi, ticaret odası, belediye veya diğer kurumlar düzenli olarak yazılı bildirim gönderir. Bu yazıları zamanında ve doğru şekilde ele almamak ciddi sonuçlar doğurur.

En sık yapılan hata, gelen yazıların önemini fark edememek veya geç yanıt vermektir. Türkiye’de alışık olunan “hallederiz” refleksi Almanya’da çalışmaz.

Gerçek sonuç, para cezaları, süre kaçırmaları ve bazı durumlarda idari yaptırımlardır. Bu da şirketin henüz yolun başındayken gereksiz bir yük altına girmesine neden olur.

6) Şirketi Almanya’da, zihni Türkiye’de bırakmak

Bir başka kritik hata, şirketi Almanya’da kurup tüm iş modelini Türkiye merkezli düşünmeye devam etmektir. Elbette Türkiye ile iş yapılabilir; ancak Almanya’daki şirketin Almanya’daki gerçekliğe uyumlu olması gerekir.

Adres, iletişim, müşteri ilişkileri ve operasyonel refleksler Almanya’ya uygun değilse, şirket “kağıt üzerinde” var olur. Bu durum özellikle uzun vadede güven sorunlarına yol açar.

Gerçek sonuç, Almanya’daki kurumların ve iş ortaklarının şirkete mesafeli yaklaşmasıdır. Bu mesafe çoğu zaman sessizdir ama etkilidir.

7) Herkes için doğru olanın kendisi için de doğru olduğunu varsaymak

Belki de en tehlikeli hata budur. Almanya’da şirket kurmak herkes için doğru bir karar değildir. Buna rağmen “başkası yaptı, ben de yaparım” yaklaşımıyla hareket eden çok sayıda girişimci vardır.

Şirket kurma kararı; sermaye, zaman, iş modeli, kişisel hedefler ve Almanya’daki varlık planı birlikte değerlendirilmeden alındığında, süreç hızla yorucu hale gelir.

Gerçek sonuç, motivasyon kaybı, maddi kayıp ve “keşke baştan daha net düşünseydim” cümlesidir.

Özetle:

Almanya’da şirket kurmak teknik olarak zor değildir. Zor olan, doğru beklentiyle ve doğru hazırlıkla yola çıkmaktır. Yukarıda sayılan hatalar genellikle bilgi eksikliğinden değil, yanlış varsayımlardan kaynaklanır.

Bu nedenle Almanya’da şirket kurma sürecine başlamadan önce, kendi durumunuzu objektif biçimde değerlendirmek ve adımları buna göre planlamak gerekir. Herkes için geçerli tek bir doğru yol yoktur.

Eğer Almanya’da şirket kurma fikrini kendi durumunuz özelinde, gerçekçi ve risksiz bir çerçevede değerlendirmek isterseniz, bunun için kısa bir ön görüşme yapmak mümkündür. Bu görüşmede “olur mu olmaz mı”dan önce “mantıklı mı” sorusuna odaklanılır.

Telefon görüşmesi randevusu için:
https://calendly.com/sagdilek/telefon-gorusmesi

Bir sonraki yazıda, bu hataların hangilerinin telafi edilebilir, hangilerinin ise baştan doğru kurulması gerektiğini daha teknik bir çerçevede ele alacağız.

Paylaş

Daha Fazla Faydalı İçerik